Kızılcahamam Jeopark ve Termak Turizmi Geliştirme Projesi
Kızılcahamam Kaymakamlığı Sanal Tura Hoşgeldiniz
Kızılcahamam Jeopark ve Termak Turizmi Geliştirme Projesi

Ankara'nın turistik öneme sahip tarihi, kültürel, doğal ve jeopark unsurlarının kırsal turizme kazandırılmasını, yörelere özgü alternatif gelir kaynakları ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi ve Kızılcahamam çevresinde bulunan turistik alanların alt yapısının ekonomik değer üretecek şekilde turistik turlara hazır hale gelmesini sağlamak amacıyla Kızılcahamam Kaymakamlığı Proje Ekibi tarafından Kızılcahamam Doğa ve Jeopark Kırsal Turizm Projesi oluşturulmuştur.

Bu proje kapsamında yapılacak/yapılan faaliyetler:
  • Belirlenen parkurlardaki doğal güzellikler, tarihi ve kültürel zenginlikler ile jeopark alanlarını turistik ürüne dönüştürmek
  • Sağlık turizmi faaliyetlerine çeşitlilik sağlayarak jeopark alanlarını Ankara turizmine kazandırarak yerli ve yabancı turistler için bir cazibe alanına dönüştürmek
  • Yenilikçi teknolojiler kullanarak sanal rehberlik sağlamak ve örnek geziler düzenleyerek bölgeyi kırsal turizmek
  • Alternatif gelir kaynakları ve istihdam olanakları sağlamak
  • Parkur alanlarını düzenlemek
  • Jeopark bölgesinin bir bütün halinde internet ortamında sanal olarak gezilebilmesi, fotoğraflarla tanıtılabilmesi için etkileşimli web sayfası hazırlamak.

Kızılcahamam’da yerleşimin ne zaman başladığı bilinmemekle beraber, ilk çağlara kadar uzanmaktadır. İlk önce Hititlerin daha sonra da sırasıyla Friglerin, Lidyalıların, Perslerin, Galatların, Romalıların, Bizanslıların hakimiyetinde kalmıştır. 1071 Malazgirt Meydan Muhaberesinden sonra Türkler Anadolu’nun her bir yerine akınlar yapmaya başlamışlar 1073 yılında Ankara ve civarına gelerek çevreye yayılmışlardır Anadolu'ya gelerek yerleşen Oğuz Türkleri Türk boylarının en soylularındandır. Anadolu'ya yerleşen bugünkü Türklerin atalarını teşkil eden Oğuzların Boz-oklar ve Üç-oklar olmak üzere 24 boya ayrıldıkları, Boz-Ok Boylarının; Kayı, Bayat, Alka-Evli, Kara-Evli, Yazdır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Avşar, Beğdili, Kızık, Karkın. Üç-Ok Boylarının Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni, Salur, Eymür, Ala-Yuntlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yuva, Kınık olduğu bilinmektedir. Bu Oğuz Boylarının adlarına Kızılcahamam ilçesinde ve çevresinde çok sık rastlamak mümkündür. Buna göre Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu'ya yerleşen Oğuz Türkleri bugünkü atalarımızın kökenini teşkil etmektedir.1071 Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Devleti Anadolu'ya akınlar yaparak 1073 yılında Ankara ve civarını ele geçirmişlerdir. Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla beyliklerin hüküm sürmesinden sonra 1356 yılında Osmanlı Sultanı Orhangazi'nin oğlu Süleyman Paşa tarafından alınan Ankara ve civarları Osmanlıların eline geçmiştir. 1356 yılından itibaren Ankara Sancağına bağlı bir kaza olan Yabanabad'ın ilçe merkezi Demirciören Köyüdür.1880 yılında ilçe merkezi bugünkü Pazar Beldesine nakledilmiş ve 1915 yılına kadar buradan idare edilmiştir.Yol güzergahında olması ve şifalı suların bulunması sebebiyle ilçe merkezi 1915 yılında Pazar Beldesinden alınarak Kızılcahamam'a taşınmıştır Ankara yıllıklarında Kızılcahamam ismi Yabanabad olarak geçmektedir eski bir tarihe sahip olan Kızılcahamam için Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; Ongün yaban ovasında gezdik buda Engürü (Ankara) Sancak içinde yüz parça mamur köyü olan Subaşılıktır ve hafta pazarı olan bir ilçedir diyerek bahsetmektedir.

Kızılcahamam ilçesi doğudan Çubuk, batıdan Çamlıdere ve Güdül, kuzeyden Çankırı'nın Çerkeş ve Bolu'nun Gerede ilçesi ile güneyden Ayaş ve Kazan ilçeleriyle çevrilidir. Kızılcahamam İlçesi Ankara Merkeze 80 km uzaklıktadır.

İlçemizde Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Akyar barajları mevcut olup bu barajlar Ankara’nın sulama ihtiyacını karşılayan barajlardır. Akyar barajının suyu Eğrekkaya barajına ve oradan da Kurtboğazı barajına transfer edilmektedir. Kızılcahamam İlçesi yeraltı suları bakımından zengindir. Özellikle şifalı kaplıcaları meşhurdur. Kızılcahamam İlçesinde karasal iklim hüküm sürmesine karşın yapılan barajlar ve Karadeniz’e yakınlığından dolayı Batı Karadeniz iklimi özellikleri de görülmektedir. Yağmurlar İlkbaharda yoğun olmakla beraber, Ormanlık alanın fazla olmasından dolayı yıl itibari ile yağışlı günler daha fazladır. İlçenin ortalama sıcaklığı +11 C'dir. En yüksek sıcaklık ağustos ayında 34 C , en düşük sıcaklık şubat ayında -20 C' olarak tespit edilmiştir.

Kızılcahamam İlçesinde ortalama nem % 66 ' dır. En yüksek nem kış aylarında % 76, en düşük Eylül ayında % 4 olarak tespit edilmiştir. Kızılcahamam İlçesi 1711.87 Km²' lik alan üzerine kurulmuş olup, merkezinin rakımı 975 metredir.

Parkurlar

Mahkeme Ağacin ve Abaci Peri Bacalari

Mahkeme ağacın Köyü; görkemli ve büyük bir yeraltı şehri olup sizi eski medeniyetlere götüren tescilli arkeolojik bir sit alanıdır ve Abacı Peri Bacaları; Orta Miyosen yaşındaki tüfler üzerinde aşınma ile meydan gelmiş İç Anadolu'nun en güzel peribacalarından olan 'doğal sanat' ürünleridir. Bu yapılar ziyaretçiler tarafından farklı şekillere benzetilmektedir.

Kırmızı Ebe Türbesi, Ayran Taşı, Gelin Kayası, Oruç Gazi Türbesi ve Kaplumbağ Kardeşler

Kırmızı ebe oğlu Oruç Gazi'yle birlikte Alaattin Keykubat’ın askerlerini konuk eder ve taş oluktan döktüğü ayrandan ikram ederler. Askerlerin ayrandan kana kana içmelerine rağmen oluktaki ayran bitmez ve askerler kırmızı ebeye “ana dolu” derler ve bir rivayete göre; Anadolu kelimesinin buradan doğduğuna inanılır. Ayrıca bu mevkideki jeosit alanları farklı şekillere benzetilmiştir; Kaplumbağa Kardeşler ve Gelin Kayası bu şekillerden ikisidir. Eğlencede aşırıya kaçan bir düğünde, beddualar ile taşlaşmış gelin olduğu şeklindeki benzetme ile Gelin Kayası ismini buradan almıştır.

Fosil Ağaçı, Akbaba Gözetleme Kulesi ve Ziyaretci Merkezi

Soğuksu Milli Parkı içinde bulunan Orta Miyosen( günümüzden 18-15 milyon yıl arası) zaman dilimine ait silişleşmiş(taşlaşmış) ağaç gövdelerine Fosil Ağaç ismi verilmiştir. Ayrıca bu bölgede nesli tükenmekte olan Kara Akbaba türleri de yaşamaktadır. Bu gezi, ziyaretçiler için hem jeolojik açıdan zengin hem de doğayla iç içe olacakları bir imkan sunmaktadır.

Güvem Bazalt Sutünları, Seyhhamamı ve Selçuklu Camisi

Bazalt sütunlar 23-18 milyon yıl önce volkanik patlamalarla oluşmuş zemine dik, görsel açıdan muhteşem bir güzelliği olan sütunlardır. Seyhamamı Selçuklulardan kalan tarihi camisi ve şifalı sularıyla ünlü hamamı sayesinde gezilmeye değer yerlerden biridir. Eski ismi kilisedir. İsmini buradaki caminin yerindeki kiliseden alır.

Duyurular Köyü ve Fosil Yatakları

Beşkonak’ta bulunan fosil yataklar, bitki ve hayvan topluluğu ile oluştuğu zamanın ekolojisini bütünüyle koruyabilmiş ve gözlemlenmesine olanak tanımıştır. 18-15 milyon yıl önce Erken-Orta Miyosen yaşlı bu gölde çökelen ve üzeri volkanik ürünlerle kaplanan kurbağa, arı, su böcekleri ve bunun gibi fosil örneklerine rastlamak mümkündür.

Karagöl

Karagöl bize muhteşem manzarası ve taptaze orman havasıyla gidenlerin keyifle vakit geçirebileceği doğal bir zenginlik sunmaktadır. Burası Işık Dağı’ndan güneye doğru ilerleyen bir heyelan çukurundadır ve incelendiği zaman jeolojik anlamda yeni bir oluşum olduğunu düşündürmektedir.